KTO MART AYI MECLİS TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
GÜLSOY : EKONOMİDE 'BEKLE-GÖR' DEĞİL, 'ÜRET VE DİREN' DÖNEMİNDEYİZ
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Mart ayı olağan
meclis toplantısında konuşan Başkan Ömer Gülsoy, küresel risklerin ve artan
maliyetlerin gölgesinde iş dünyasının büyük bir sınav verdiğini belirterek;
“Finansman maliyetleri makul seviyeye çekilmeli, ihracatçımız döviz kuru
karşısında ezilmemelidir. Sanayicimizin üretim azmi kırılmamalıdır” dedi.
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Mart Ayı olağan
meclis toplantısı M.Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonunda gerçekleştirildi.
Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan
başkanlığında gerçekleştirilen Mart ayı olağan meclis toplantısına; KTO Başkanı
Ömer Gülsoy, KTO Yönetim Kurulu Üyeleri,
meclis ve komite üyeleri, Meclis Başkanlık Divan üyeleri ile Basın
mensupları katıldı.
Saygı duruşundu bulunulması ve İstiklal
Marşı’nın okunmasının ardından toplantıda Mart ayında gerçekleştirilen
faaliyetler ele alındı. Görüşülen gündem maddeleri oy birliği kabul
edildi.
"HÜRMÜZ BOĞAZI’NDAKİ GERİLİM ÜRETİM ZİNCİRİNİ TEHDİT EDİYOR"
Gündeme dair ekonomik değerlendirmelerde
bulunan Başkan Ömer Gülsoy, bölgedeki jeopolitik risklerin doğrudan Türkiye
ekonomisine yansıdığına dikkat çekti. Gülsoy, özellikle enerji fiyatlarındaki
tırmanışın altını çizerek şu ifadeleri kullandı:
Dünya ve bölgemiz maalesef çok ağır bir
imtihandan geçiyor. Hemen yanı başımızda, Ortadoğu’yu adeta bir ateş çemberine
alan ABD-İsrail ve İran arasındaki çatışmaları sürüyor. Bizler geçmişte
Irak-İran savaşını, bölgedeki siyasi istikrarsızlıkları ve Suriye’deki iç
savaşın acı etkilerini bizzat tecrübe etmiş bir iş dünyasıyız. Ancak bugün
karşımızdaki tablo, tüm dünyayı etkisi altına alan çok daha büyük bir risk
barındırıyor. Savaşın coğrafi yakınlığı sebebiyle en büyük zorluğu kuşkusuz
bizler yaşıyoruz. Özellikle Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimle birlikte petrol ve
gaz fiyatlarında yaşanan olağanüstü artışlar, hepimizin malumu. Navlun ve
sigorta maliyetleri katlanırken, enerji fiyatlarındaki bu tırmanış lojistikten
ham maddeye kadar tüm üretim zincirimizi doğrudan etkiliyor” diye konuştu.
“İŞLETMELERİMİZ İÇİN ‘DİKKATLİ PLANLAMA’ VE ‘GÜÇLÜ MALİ YAPI’ ŞART!”
Enerji fiyatlarındaki maliyet baskısının
sürdürülebilirliğinin zorlaştığına dikkat çeken Başkan Gülsoy, “Bu süreçte;
artan maliyetler, enflasyon ve finansmana erişim konuları iş dünyamızın temel
gündemleri arasında yer almaya devam ediyor. Özellikle enerji, hammadde ve
girdi maliyetlerindeki bu önlenemez artış, üretim süreçlerimiz üzerinde
doğrudan büyük bir baskı oluşturmaktadır. Şunu açıkça ifade etmeliyim ki;
içinden geçtiğimiz bu kritik süreç, biz işletmeler açısından çok daha dikkatli
bir planlama ve her zamankinden daha güçlü bir mali yapı gerektirmektedir.
Kayseri; Orta Anadolu’nun üretim üssü, ihracatın kalesidir. Bizler en zor
şartlarda dahi üretmeyi, istihdam sağlamayı kendimize şiar edindik. Ancak bugün
gelinen noktada, sanayicimizin omuzlarındaki yükün artık sürdürülebilir
sınırları zorladığını da görüyoruz. Savaşın gölgesinde kalan pazarlarımızda
ihracat aksamaları ve ciddi navlun artışları yaşıyoruz. Sanayicimiz ve
tüccarımız, girdi maliyetlerindeki devasa artışlara ve finansmana erişimdeki
zorluklara rağmen; üretim çarklarını döndürmek, istihdamı korumak için tabiri
caizse 'ateşten gömlek' giyerek mücadelesini sürdürüyor.” İfadelerini kullandı.
“BİZİM İÇİN 'BEKLE-GÖR' DÖNEMİ BİTMİŞTİR; ARTIK 'ÜRET VE DİREN'
DÖNEMİNDEYİZ!”
Enflasyon ve finansmana erişim sorunlarına dikkat
çeken Başkan Gülsoy, reel sektörün önündeki en büyük engelin yüksek finansman
maliyetleri ve daralan kredi muslukları olduğunu belirtti. Enflasyon ile döviz
kuru arasındaki dengesizliğin ihracatçının rekabet gücünü zayıflattığını
vurgulayan Gülsoy, “Üretim çarklarının dönmesi için finansmana erişim
kolaylaşmalı, girdi maliyetleri makul seviyelere çekilmelidir. Enflasyonla
mücadeleyi sonuna kadar destekliyoruz ancak bu süreçte sanayicinin, tüccarın
üretim azmi kırılmamalıdır. Bizim için 'bekle-gör' dönemi bitmiştir; artık 'üret
ve diren' dönemindeyiz. Ülkemizin ve devletimizin gücüne sonuna kadar
inanıyoruz. Ancak iş dünyası olarak beklentimiz nettir: Finansman maliyetleri
makul seviyelere çekilmeli, enflasyon ve döviz kuru arasındaki makas,
ihracatçımızı daha fazla ezmeyecek şekilde dengelenmelidir. Maliyet baskısını
hafifletecek ve öngörülebilirliği artıracak adımların atılması en büyük
beklentimizdir.”
“BİZ ŞEHİRLERLE DEĞİL, ÜLKELERLE MÜCADELE ETTİK”
Gülsoy, Kayseri Pastırması’nın Avrupa Birliği
(AB) Coğrafi İşaret Tescili almasıyla ilgili tarihi süreci meclis üyeleriyle paylaştı.
Salonda büyük bir memnuniyetle karşılanan bu gelişmeyi "Kayseri’nin
uluslararası arenadaki mührü" olarak nitelendiren Gülsoy; bu başarının
sadece bir başvuru sonucu değil, adeta bir "diplomasi mücadelesi"
neticesinde kazanıldığını vurgulayarak meclis üyelerini bilgilendirdi.
Kayseri Pastırması’nın AB tescil sürecinin
perde arkasındaki hukuk mücadelesine değinen Başkan Gülsoy, bu başarının
tesadüf olmadığını vurgulayarak şunları söyledi:
“Avrupa Birliği’nden tescil alan 46 ürünümüz
içerisinde, hakkında itiraz davası açılan ilk ve tek ürün Kayseri Pastırması
olmuştur. Yürüttüğümüz 2 yıllık hukuk ve diplomasi müzakereleri neticesinde tüm
dünyaya bir kez daha kanıtladık: Biz bu süreçte şehirlerle değil, ülkelerle
mücadele ettik ve kazandık. Artık taklitlerin önüne geçilecek, 'Kayseri
üretirse en kalitesini üretir' imajı tüm dünyada tescillenmiş olacaktır. Bu
sadece bir kağıt parçası değil; tüccarımızın alın terinin uluslararası arenada
mühürlenmesidir.”
“SIRADA SUCUK VE MANTI VAR”
Kayseri’nin gastronomi değerlerini dünya
vitrinine taşımaya kararlı olduklarını ifade eden Gülsoy, yeni müjdeler de
verdi:
“Kayseri Pastırması şehrimizin AB nezdindeki
ilk ürünü oldu ancak son olmayacak. Sırada Kayseri Sucuğumuz ve Kayseri
Mantımız var. Onların da AB tescil süreçlerini aynı kararlılıkla takip
ediyoruz. Hedefimiz; Kayseri’nin tüm gastronomi değerlerini dünya vitrinine
taşımak ve ihracat menzilimizi bu tescilli güçle genişletmektir.Bu başarı,
moralimizi yüksek tutmamız için büyük bir vesiledir. Şehrimizin markalarına
sahip çıkmaya, onları dünya vitrinine taşımaya kararlılıkla devam edeceğiz.Bu
gurur hepimizin! Şehrimize ve tüm üyelerimize bir kez daha hayırlı, uğurlu
olmasını diliyorum.
“KAYSERİ PUROV MANTISI VE KAYSERİ PÖÇ KEBABI TESCİLLENDİ”
Meclis toplantısında Avrupa Birliği tescilinin
yanı sıra ulusal çaptaki yeni kazanımları da açıklayan Başkan Ömer Gülsoy, iki
ürün için daha müjde verdi:
“Kayseri Pastırması’nın AB tescili ile
yaşadığımız gurura ek olarak, ulusal düzeyde de önemli bir mesafe katettik.
Daha önce başvurularını gerçekleştirdiğimiz ‘Kayseri Purov Mantısı’ ve ‘Kayseri
Pöç Kebabı’ için de Coğrafi İşaret Belgesi almaya hak kazandığımızı buradan ilk
kez paylaşmak istiyorum. Bu yeni tescillerle birlikte Kayseri Ticaret Odası
olarak koruma altına aldığımız coğrafi işaretli ürün sayımız 17’ye
yükselmiştir. Şehrimize, esnafımıza ve tüm üyelerimize hayırlı, uğurlu olsun.”
BAŞKAN GÜLSOY’DAN DUAYEN GAZETECİ OKTAY ENSARİ’YE VEFA
Meclis toplantısının sonunda bir vefa borcunu
yerine getirmek istediğini belirten Başkan Ömer Gülsoy, geçtiğimiz yıl hayatını
kaybeden Kayseri basınının duayen ismi Oktay Ensari’yi vefatının birinci yıl
dönümünde rahmetle andı. Başkan Gülsoy, “Bugün burada bir vefa borcumuzu da
yerine getirmek istiyorum. Geçtiğimiz yıl hakka uğurladığımız, Kayserimizin
duayen gazetecilerinden, şehrimizin sesini her platformda duyuran kıymetli
dostumuz Oktay Ensari’yi vefatının sene-i devriyesinde bir kez daha rahmetle
anıyorum. Başta kederli ailesi olmak üzere, tüm yakınlarına ve Kayseri basın
camiamıza bir kez daha başsağlığı diliyorum. Ruhu şad, mekanı cennet olsun
inşallah.” dedi.
