BAŞKAN HABERLERİ

KAYSERİ’NİN ASIRLIK LEZZETİ PASTIRMA ARTIK AVRUPA TESCİLLİ!

28 Mart 2026 - 17:56:27

KTO BAŞKANI GÜLSOY: PASTIRMANIN ANAVATANI KAYSERİ’DİR


KAYSERİ’NİN ASIRLIK LEZZETİ PASTIRMA ARTIK AVRUPA TESCİLLİ!

Kayseri’nin asırlık lezzeti pastırma, Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili alarak sınırları aştı. Kayseri Ticaret Odası’nda düzenlenen basın toplantısında bu tarihi başarıyı duyuran Başkan Ömer Gülsoy, pastırmanın sadece bir gıda maddesi değil, bir "şehir kimliği" olarak tescillendiğini vurguladı. Gülsoy, "Pastırmanın anavatanı Kayseri'dir; bunu artık Avrupa nezdinde de resmileştirdik" dedi.

Kayseri Pastırmasının Avrupa Birliği Coğrafi İşaret Tescili almasının ardından Kayseri Ticaret Odası’nda basın toplantısı düzenlendi. Toplatıya; Vali Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı, CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Altun, Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, CHP İl Başkanı Ümit Özer, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan, Kayseri Ticaret Borsası Başkanı Recep Bağlamış, Kayseri Sanayi Odası Başkanı Mehmet Büyüksimitci, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda basın mensubu katıldı.

Basın Toplantısında konuşan Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, “ Kayseri’mizin asırlık mirası, ecdadımızdan devraldığımız en kıymetli emanetlerimizden biri olan pastırmamızın Avrupa Birliği tarafından tescillenmesinin müjdesini paylaşmak için bir aradayız. Kayseri pastırmasının hikayesi, yalnızca bir gıda ürününün hikayesi değildir. Bu hikaye; bozkırın sabrının, Erciyes’in gölgesinde yoğrulan emeğin, nesilden nesile aktarılan ustalığın ve bir şehrin kendi adına sahip çıkma iradesinin hikayesidir. Çünkü Kayseri’de pastırma, sadece sofraya gelen bir lezzet değil; şehrin hafızasında yer etmiş bir kültür, bir üretim bilgisi ve bir aidiyet nişanesidir.  Kayseri’nin iklimi, rüzgarı, kurutma geleneği, et işleme mahareti ve çemen ustalığı bu ürünü sıradan bir et ürünü olmaktan çıkarmış; onu şehrin adıyla birlikte anılan güçlü bir simgeye dönüştürmüştür. Evliya Çelebi 17. yüzyılda kaleme aldığı Seyahatnamesi’nde ‘Kimyonlu sığır pastırması ve miskli et sucuğu hiçbir yerde yoktur, İstanbul’a (Payitahta) hediye olarak gider’ diyerek Kayseri’nin kimyonlu sığır pastırmasından övgüyle söz etmiş, böylece bu lezzetin tarihi köklerinin ne kadar derine uzandığını da kayda geçirmiştir. Bu nedenle bizler için Kayseri pastırması için verilen coğrafi işaret mücadelesi, sadece hukuki bir tescil süreci değil; tarih karşısında bir vefa borcunun yerine getirilmesiydi” diye konuştu.

“KAYSERİ PASTIRMASININ AVRUPA’DA TESCİLİ KOLAY OLMADI”

Pastırmanın tescil süreci hakkında da bilgiler veren Gülsoy, şöyle konuştu: “Kayseri Ticaret Odası olarak bu sorumluluğu yıllar önce üstlendik. Odamız tarafından 13 Eylül 2000 tarihli yaptığımız başvurusu sonucunda Kayseri Pastırması, 25 Haziran 2002 tarihinde Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından mahreç işareti olarak tescil edildi. Böylece Kayseri pastırması, Türkiye’de coğrafi işaretle tescil edilen ilk pastırma oldu. Bu adım, aslında çok daha büyük bir yürüyüşün başlangıcıydı. Kayseri’nin bu eşsiz değerini yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’da da koruma altına alma yürüyüşü. Bu yürüyüşün Avrupa ayağı ise 5 Nisan 2023’te başladı. Kayseri Ticaret Odası olarak Kayseri pastırmasının Avrupa Birliği nezdinde tescili için başvurumuzu yaptık.  Başvuru dosyası uygun bulundu ve ürün, 9 Şubat 2024 tarihinde AB Resmi Gazetesi’nde ilan edildi. O gün, Kayseri için büyük bir umut günüydü. Çünkü artık mesele yalnızca bir başvuru değil, Kayseri adının Avrupa hukukunda da korunması meselesiydi.  Fakat böylesine kıymetli bir ismin Avrupa’da tescil edilmesi kolay olmadı.”

“İTİRAZ DAVASI AÇILAN İLK VE TEK ÜRÜN KAYSERİ PASTIRMASIDIR”

Avrupa Birliği  Resmi Gazetesi’nde verilen ilanın ardından, Bulgaristan’dan itiraz edildiğini ifade eden Gülsoy, “İlan sürecinde Bulgaristan Tarım Bakanlığı tarafından itiraz geldi. İşte tam bu noktada, mesele bir başvurudan daha fazlasına dönüştü. Artık savunulan şey sadece bir ürün adı değil; Kayseri’nin emeği, itibarı ve tarihiydi.  Odamız bünyesinde kurduğumuz teknik ekibin yürüttüğü müzakereler yoğunlaştı, hukuki ve teknik temaslar hız kazandı, dosya sabırla ve kararlılıkla takip edildi. Bu zorlu süreçte hem Türkiye’deki uzman ekipler hem de TOBB’un Ankara ve Brüksel’deki ekipleri büyük bir gayret gösterdi. Süreçte itirazlar oldu, uzmanlar ve hukukçular çok uğraştı. Şunun özellikle altını kalın çizgilerle çizmek istiyorum: Biz bu tescili sadece bir başvuruyla almadık, adeta bir Avrupa ülkesiyle mücadele ederek yarışarak aldık.  Düşünün ki Avrupa Birliği’nden tescil alan 46 ürünümüz içerisinde, hakkında itiraz davası açılan ilk ve tek ürün Kayseri pastırması olmuştur. Perde arkasındaki emeğin ne kadar büyük olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. Yürüttüğümüz 2 yıllık hukuk ve diplomasi müzakereleri neticesinde tüm dünyaya bir kez daha kanıtladık: Biz şehirlerle değil, ülkelerle mücadele ettik. Bu davayı kazanarak tüm dünyaya duyurduk.  Kimse bizim olan pastırmaya sahip çıkmaya çalışmasın.  Sonunda Kayseri olarak hedefe ulaştık. Nihayet 25 Mart 2025’te beklenen haber geldi. Kayseri pastırması, Avrupa Birliği tarafından tescil edildi. Böylece Kayseri pastırması, Avrupa’da da koruma altına alınarak sadece bir ürün olarak değil, bir şehir kimliği olarak tescillenmiş oldu. Kayseri pastırması, şehrimizin Avrupa Birliği nezdinde tescil edilen ilk ürünü olarak tarihe geçmiştir. Pastırmanın anavatanı Kayseri’dir. Bunu Avrupa gözünde tescilledik.  Bu başarı, Kayseri’nin yüzyıllardır ördüğü üretim kültürünün uluslararası ölçekte kabul görmesi demektir.  Bu başarı, pastırmayı yapan ustanın elinin, çemeni yoğuran emeğin, eti kurutan sabrın ve Kayseri’nin ticaret hafızasının Avrupa tarafından tanınması demektir. Bu başarı, Kayseri’nin adının sofralarda olduğu kadar hukuk metinlerinde ve uluslararası pazarlarda da güvenle anılması demektir.” ifadelerine yer verdi.

“PASTIRMANIN TESCİLİ ÜRETİCİLERİMİZE PRESTİJ VE BÜYÜK BİR GÜVEN KAPISI AÇACAK”

Pastırmanın tescillenmesinin ne anlama gediği konusunda da bilgiler veren Gülsoy, “Bu sadece bir etiket değildir. Bu tescil; Kayseri Pastırması’nın Avrupa’da haksız kullanımının önüne geçilmesi, taklitlerin engellenmesi ve kalitemizin AB standartlarında korunması demektir.Artık pastırmamız, Avrupa sofralarında sadece bir 'et ürünü' olarak değil, menşei belli, kalitesi onaylı bir dünya markası olarak yer alacak. Bu, üreticimize prestij ve büyük bir güven kapısı açacaktır.” diye konuştu.

“SIRADA KAYSERİ SUCUĞU VE KAYSERİ MANTISI VAR”

Kayseri’nin kadim mutfağını korumaya kararlı olduklarını belirten Gülsoy, “ Sırada Kayseri Sucuğu ve Kayseri Mantısı var. AB tescili için bu iki ürünümüzle ilgili çalışmalarımız da tüm hızıyla sürüyor. İnşallah en kısa sürede onların da müjdesini kamuoyuyla paylaşacağız.” dedi.

Gülsoy, Kayseri purov mantısı ve Kayseri pöç kebabı için yaptıkları başvuruların da kabul edildiğini, coğrafi işaretli ürün sayısının 17'ye çıktığını söyledi.

HİSARCIKLIOĞLU : ŞEHRİN DEĞERLERİNE SAHİP ÇIKAN ÖMER GÜLSOY VE EKİBİNİ KUTLUYORUM

Toplantıya telefonla bağlanan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da "Kayseri olarak hedefimize ulaştık. Bu başarı, aynı zamanda Kayseri Ticaret Odamızın şehrimize sağladığı ekonomik kalkınma hamlesidir. Zira ülkemizde çok az coğrafyaya nasip olan bir ürün çeşitliliği bulunuyor. Oda ve borsalar camiası olarak yerel ürünler için yoğun çaba sarf ediyoruz. Şehrin değerlerine sahip çıkan kardeşim Ömer Gülsoy'u ve ekibini kutluyorum. Tescilli Kayseri pastırması üreten, satan, tanıtımına destek olan ve emek veren herkese yürekten teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

“PASTIRMA KAYSERİ'DE SOHBETLERİN ANA VE ORTAK KONUSUDUR”

Vali Gökmen Çiçek ise, pastırmanın sadece etten oluşmuş bir ürün olmadığını ifade ederek, “Görev yaptığım süre içerisinde benim de gördüğüm Kayseri'de pastırma denilince sadece bir yemekten bahsetmiyoruz. Biz pastırma dediğimizde bir kültürden bahsediyoruz. Kayseri iş bölümüyle, organizasyonuyla Türkiye'ye örnek olmuş bir şehir. Aslında pastırmayı son haline getirmek için de çemenlemesi ile etin o hale gelmesi bir iş bölümü, bir emek, bir sabır gerekiyor. Pastırma Kayseri'de sohbetlerin ana ve ortak konusudur” dedi.

“BU BİZİM İÇİN BİR DEĞER, BİR MARKA, BUNU KORUYALIM”

Büyükşehir Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç ise pastırmanın korunması gerektiğini söyledi. Büyükkılıç, “Önemli olan ülkemizin, önemli olan şehirlerimizin, önemli olan ürünlerimizin hakikaten bir üst ligde anılıyor olması. Ben burada emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Ama başta tabi ki Ticaret Odamız. Bunu burada paylaşıyorum. Hiç de bir mahsur görmüyorum. Esnaflarımızdan bir istirhamım var. Ne olur? Bu bizim için bir değer, bir marka. Bunu koruyalım. Her pastırma Kayseri pastırması değildir. Her mantı Kayseri mantısı değildir. O açıdan bizim de esnaflar olarak para kazanma tutkusuyla adeta hırsla ‘nasıl olsa paramı kazanıyorum’ mantığıyla değil gerçekten bu marka değere tescillenmiş ürünümüze yakışır anlayış içerisinde ürünlerimizi üretmeyi ve pazarlamayı çok önemsediğimizi buradan birbirimize hatırlatmamız gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Bu anlamda da borsamıza herhalde çok iş düşüyor. Sağ olsunlar. Bu bir eğitimdir. Bu, birbirimizi nezaket kuralları içerisinde uyarmadır, hatırlatmadır. Dikkat edeceğiz. Yani adam diyor ki ‘Kayseri pastırması bumuyumuş’ diyor. Adam satarken Kayseri pastırması diye satıyor. Ama o Kayseri pastırması hakikaten değil. Bizim adımızı kullanıyor. Bazen görüyorum makinalaşmış mantılar, endüstriyel ürünler, bakıyorsunuz ‘ Kayseri mantısı’ diyor. Ne alakası var Kayseri mantısıyla. Kayseri mantısını yiyen bir daha ister, bir daha yer. O açıdan biz her zaman birliğimiz, beraberliğimiz, zenginliğimiz, bizim dayanışmamız, bu alandaki bizim zenginliğimiz. Bunu korumak, bunu kollamak, şehrimizle ilgili olumlu paylaşımları sürekli gündeme taşımak, olumsuzluklar var ise onu da nezaket kuralları içerisinde birbirimize hatırlatarak, şehrimizi olumsuz olarak o kişilerin, o kurumların şahsında kötülememek” diye konuştu.

“KAYSERİ PASTIRMA'DA AVRUPA BİRLİĞİ TESCİLİ ALDI DİYE YARIN BİZE TONLARCA SİPARİŞ YAĞMAYACAK”

AK Parti Kayseri Milletvekili Murat Cahid Cıngı ise, “Ciddi bir mücadele verildi. 2 gün önce pastırmamızın Kayseri ürünü olduğunu tüm dünya, özellikle Avrupa Birliği Akreditasyon Kurumu onaylamış oldu. Tabi burada Tarım İl Müdürlüğümüzün de gayretlerini zikretmek gerekiyor diye düşünüyorum. Onların da resmi süreçlerde çok payı oldu. Bundan mutluyuz, gururluyuz. Ama madalyonun öbür tarafına baktığımız zaman Kayseri pastırmada Avrupa Birliği tescili aldı diye, yarın bize tonlarca sipariş yağmayacak. Bir bölgeyi bir ürünle özdeşleştiren oranın ticaret erbabıdır, markalarıdır, üreticileridir, müteşebbisleridir. Bizim de bu ürünümüzü hem Türkiye’de hem de dünya çapında marka yapmak için bundan sonra Kayseri'deki üreticilerimize daha fazla yük düşüyor” diye konuştu.

CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç de, Kayseri’nin pastırmasından mantısı ve sucuğuna kadar bir marka olduğunu, ürünlerin Avrupa Birliği’nden tescil alınmasının bölgede ve dünyada önemli bir kazanım olduğunu söyledi.

Toplantı toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle son buldu.