KAYSERİ’NİN ASIRLIK LEZZETİ PASTIRMA ARTIK AVRUPA TESCİLLİ!
KTO BAŞKANI GÜLSOY: PASTIRMANIN ANAVATANI KAYSERİ’DİR
Kayseri’nin asırlık lezzeti
pastırma, Avrupa Birliği’nden coğrafi işaret tescili alarak sınırları aştı.
Kayseri Ticaret Odası’nda düzenlenen basın toplantısında bu tarihi başarıyı
duyuran Başkan Ömer Gülsoy, pastırmanın sadece bir gıda maddesi değil, bir
"şehir kimliği" olarak tescillendiğini vurguladı. Gülsoy,
"Pastırmanın anavatanı Kayseri'dir; bunu artık Avrupa nezdinde de
resmileştirdik" dedi.
Kayseri Pastırmasının Avrupa
Birliği Coğrafi İşaret Tescili almasının ardından Kayseri Ticaret Odası’nda
basın toplantısı düzenlendi. Toplatıya; Vali Gökmen Çiçek, AK Parti Kayseri
Milletvekili Murat Cahid Cıngı, CHP Kayseri Milletvekili Aşkın Genç, Büyükşehir
Belediye Başkanı Memduh Büyükkılıç, Erciyes Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih
Altun, Kayseri Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kurtuluş Karamustafa, CHP İl
Başkanı Ümit Özer, Talas Belediye Başkanı Mustafa Yalçın, Kayseri Ticaret Odası
Başkanı Ömer Gülsoy, Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan, Kayseri Ticaret
Borsası Başkanı Recep Bağlamış, Kayseri Sanayi Odası Başkanı Mehmet
Büyüksimitci, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda basın
mensubu katıldı.
Basın Toplantısında konuşan
Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy, “ Kayseri’mizin asırlık mirası,
ecdadımızdan devraldığımız en kıymetli emanetlerimizden biri olan pastırmamızın
Avrupa Birliği tarafından tescillenmesinin müjdesini paylaşmak için bir
aradayız. Kayseri pastırmasının hikayesi, yalnızca bir gıda ürününün hikayesi
değildir. Bu hikaye; bozkırın sabrının, Erciyes’in gölgesinde yoğrulan emeğin,
nesilden nesile aktarılan ustalığın ve bir şehrin kendi adına sahip çıkma
iradesinin hikayesidir. Çünkü Kayseri’de pastırma, sadece sofraya gelen bir
lezzet değil; şehrin hafızasında yer etmiş bir kültür, bir üretim bilgisi ve bir
aidiyet nişanesidir. Kayseri’nin iklimi,
rüzgarı, kurutma geleneği, et işleme mahareti ve çemen ustalığı bu ürünü
sıradan bir et ürünü olmaktan çıkarmış; onu şehrin adıyla birlikte anılan güçlü
bir simgeye dönüştürmüştür. Evliya Çelebi 17. yüzyılda kaleme aldığı
Seyahatnamesi’nde ‘Kimyonlu sığır pastırması ve miskli et sucuğu hiçbir yerde
yoktur, İstanbul’a (Payitahta) hediye olarak gider’ diyerek Kayseri’nin
kimyonlu sığır pastırmasından övgüyle söz etmiş, böylece bu lezzetin tarihi
köklerinin ne kadar derine uzandığını da kayda geçirmiştir. Bu nedenle bizler
için Kayseri pastırması için verilen coğrafi işaret mücadelesi, sadece hukuki
bir tescil süreci değil; tarih karşısında bir vefa borcunun yerine
getirilmesiydi” diye konuştu.
“KAYSERİ PASTIRMASININ AVRUPA’DA
TESCİLİ KOLAY OLMADI”
Pastırmanın tescil süreci
hakkında da bilgiler veren Gülsoy, şöyle konuştu: “Kayseri Ticaret Odası olarak
bu sorumluluğu yıllar önce üstlendik. Odamız tarafından 13 Eylül 2000 tarihli
yaptığımız başvurusu sonucunda Kayseri Pastırması, 25 Haziran 2002 tarihinde
Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından mahreç işareti olarak tescil edildi.
Böylece Kayseri pastırması, Türkiye’de coğrafi işaretle tescil edilen ilk
pastırma oldu. Bu adım, aslında çok daha büyük bir yürüyüşün başlangıcıydı.
Kayseri’nin bu eşsiz değerini yalnızca Türkiye’de değil, Avrupa’da da koruma
altına alma yürüyüşü. Bu yürüyüşün Avrupa ayağı ise 5 Nisan 2023’te başladı.
Kayseri Ticaret Odası olarak Kayseri pastırmasının Avrupa Birliği nezdinde
tescili için başvurumuzu yaptık. Başvuru
dosyası uygun bulundu ve ürün, 9 Şubat 2024 tarihinde AB Resmi Gazetesi’nde
ilan edildi. O gün, Kayseri için büyük bir umut günüydü. Çünkü artık mesele
yalnızca bir başvuru değil, Kayseri adının Avrupa hukukunda da korunması
meselesiydi. Fakat böylesine kıymetli
bir ismin Avrupa’da tescil edilmesi kolay olmadı.”
“İTİRAZ DAVASI AÇILAN İLK VE
TEK ÜRÜN KAYSERİ PASTIRMASIDIR”
Avrupa Birliği Resmi Gazetesi’nde verilen ilanın ardından,
Bulgaristan’dan itiraz edildiğini ifade eden Gülsoy, “İlan sürecinde
Bulgaristan Tarım Bakanlığı tarafından itiraz geldi. İşte tam bu noktada,
mesele bir başvurudan daha fazlasına dönüştü. Artık savunulan şey sadece bir
ürün adı değil; Kayseri’nin emeği, itibarı ve tarihiydi. Odamız bünyesinde kurduğumuz teknik ekibin
yürüttüğü müzakereler yoğunlaştı, hukuki ve teknik temaslar hız kazandı, dosya
sabırla ve kararlılıkla takip edildi. Bu zorlu süreçte hem Türkiye’deki uzman
ekipler hem de TOBB’un Ankara ve Brüksel’deki ekipleri büyük bir gayret
gösterdi. Süreçte itirazlar oldu, uzmanlar ve hukukçular çok uğraştı. Şunun
özellikle altını kalın çizgilerle çizmek istiyorum: Biz bu tescili sadece bir
başvuruyla almadık, adeta bir Avrupa ülkesiyle mücadele ederek yarışarak
aldık. Düşünün ki Avrupa Birliği’nden
tescil alan 46 ürünümüz içerisinde, hakkında itiraz davası açılan ilk ve tek
ürün Kayseri pastırması olmuştur. Perde arkasındaki emeğin ne kadar büyük
olduğunu özellikle ifade etmek istiyorum. Yürüttüğümüz 2 yıllık hukuk ve
diplomasi müzakereleri neticesinde tüm dünyaya bir kez daha kanıtladık: Biz
şehirlerle değil, ülkelerle mücadele ettik. Bu davayı kazanarak tüm dünyaya
duyurduk. Kimse bizim olan pastırmaya
sahip çıkmaya çalışmasın. Sonunda
Kayseri olarak hedefe ulaştık. Nihayet 25 Mart 2025’te beklenen haber geldi.
Kayseri pastırması, Avrupa Birliği tarafından tescil edildi. Böylece Kayseri
pastırması, Avrupa’da da koruma altına alınarak sadece bir ürün olarak değil,
bir şehir kimliği olarak tescillenmiş oldu. Kayseri pastırması, şehrimizin
Avrupa Birliği nezdinde tescil edilen ilk ürünü olarak tarihe geçmiştir.
Pastırmanın anavatanı Kayseri’dir. Bunu Avrupa gözünde tescilledik. Bu başarı, Kayseri’nin yüzyıllardır ördüğü
üretim kültürünün uluslararası ölçekte kabul görmesi demektir. Bu başarı, pastırmayı yapan ustanın elinin,
çemeni yoğuran emeğin, eti kurutan sabrın ve Kayseri’nin ticaret hafızasının
Avrupa tarafından tanınması demektir. Bu başarı, Kayseri’nin adının sofralarda
olduğu kadar hukuk metinlerinde ve uluslararası pazarlarda da güvenle anılması
demektir.” ifadelerine yer verdi.
“PASTIRMANIN TESCİLİ ÜRETİCİLERİMİZE
PRESTİJ VE BÜYÜK BİR GÜVEN KAPISI AÇACAK”
Pastırmanın tescillenmesinin
ne anlama gediği konusunda da bilgiler veren Gülsoy, “Bu sadece bir etiket
değildir. Bu tescil; Kayseri Pastırması’nın Avrupa’da haksız kullanımının önüne
geçilmesi, taklitlerin engellenmesi ve kalitemizin AB standartlarında korunması
demektir.Artık pastırmamız, Avrupa sofralarında sadece bir 'et ürünü' olarak
değil, menşei belli, kalitesi onaylı bir dünya markası olarak yer alacak. Bu,
üreticimize prestij ve büyük bir güven kapısı açacaktır.” diye konuştu.
“SIRADA KAYSERİ SUCUĞU VE
KAYSERİ MANTISI VAR”
Kayseri’nin kadim mutfağını
korumaya kararlı olduklarını belirten Gülsoy, “ Sırada Kayseri Sucuğu ve
Kayseri Mantısı var. AB tescili için bu iki ürünümüzle ilgili çalışmalarımız da
tüm hızıyla sürüyor. İnşallah en kısa sürede onların da müjdesini kamuoyuyla
paylaşacağız.” dedi.
Gülsoy, Kayseri purov mantısı
ve Kayseri pöç kebabı için yaptıkları başvuruların da kabul edildiğini, coğrafi
işaretli ürün sayısının 17'ye çıktığını söyledi.
HİSARCIKLIOĞLU : ŞEHRİN
DEĞERLERİNE SAHİP ÇIKAN ÖMER GÜLSOY VE EKİBİNİ KUTLUYORUM
Toplantıya telefonla bağlanan
Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu da
"Kayseri olarak hedefimize ulaştık. Bu başarı, aynı zamanda Kayseri
Ticaret Odamızın şehrimize sağladığı ekonomik kalkınma hamlesidir. Zira
ülkemizde çok az coğrafyaya nasip olan bir ürün çeşitliliği bulunuyor. Oda ve
borsalar camiası olarak yerel ürünler için yoğun çaba sarf ediyoruz. Şehrin
değerlerine sahip çıkan kardeşim Ömer Gülsoy'u ve ekibini kutluyorum. Tescilli
Kayseri pastırması üreten, satan, tanıtımına destek olan ve emek veren herkese
yürekten teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.
“PASTIRMA KAYSERİ'DE
SOHBETLERİN ANA VE ORTAK KONUSUDUR”
Vali Gökmen Çiçek ise,
pastırmanın sadece etten oluşmuş bir ürün olmadığını ifade ederek, “Görev
yaptığım süre içerisinde benim de gördüğüm Kayseri'de pastırma denilince sadece
bir yemekten bahsetmiyoruz. Biz pastırma dediğimizde bir kültürden
bahsediyoruz. Kayseri iş bölümüyle, organizasyonuyla Türkiye'ye örnek olmuş bir
şehir. Aslında pastırmayı son haline getirmek için de çemenlemesi ile etin o
hale gelmesi bir iş bölümü, bir emek, bir sabır gerekiyor. Pastırma Kayseri'de
sohbetlerin ana ve ortak konusudur” dedi.
“BU BİZİM İÇİN BİR DEĞER, BİR
MARKA, BUNU KORUYALIM”
Büyükşehir Belediye Başkanı
Memduh Büyükkılıç ise pastırmanın korunması gerektiğini söyledi. Büyükkılıç,
“Önemli olan ülkemizin, önemli olan şehirlerimizin, önemli olan ürünlerimizin
hakikaten bir üst ligde anılıyor olması. Ben burada emeği geçenlere teşekkür ediyorum.
Ama başta tabi ki Ticaret Odamız. Bunu burada paylaşıyorum. Hiç de bir mahsur
görmüyorum. Esnaflarımızdan bir istirhamım var. Ne olur? Bu bizim için bir
değer, bir marka. Bunu koruyalım. Her pastırma Kayseri pastırması değildir. Her
mantı Kayseri mantısı değildir. O açıdan bizim de esnaflar olarak para kazanma
tutkusuyla adeta hırsla ‘nasıl olsa paramı kazanıyorum’ mantığıyla değil
gerçekten bu marka değere tescillenmiş ürünümüze yakışır anlayış içerisinde
ürünlerimizi üretmeyi ve pazarlamayı çok önemsediğimizi buradan birbirimize
hatırlatmamız gerektiğini hatırlatmak istiyorum. Bu anlamda da borsamıza
herhalde çok iş düşüyor. Sağ olsunlar. Bu bir eğitimdir. Bu, birbirimizi
nezaket kuralları içerisinde uyarmadır, hatırlatmadır. Dikkat edeceğiz. Yani
adam diyor ki ‘Kayseri pastırması bumuyumuş’ diyor. Adam satarken Kayseri
pastırması diye satıyor. Ama o Kayseri pastırması hakikaten değil. Bizim
adımızı kullanıyor. Bazen görüyorum makinalaşmış mantılar, endüstriyel ürünler,
bakıyorsunuz ‘ Kayseri mantısı’ diyor. Ne alakası var Kayseri mantısıyla.
Kayseri mantısını yiyen bir daha ister, bir daha yer. O açıdan biz her zaman
birliğimiz, beraberliğimiz, zenginliğimiz, bizim dayanışmamız, bu alandaki
bizim zenginliğimiz. Bunu korumak, bunu kollamak, şehrimizle ilgili olumlu
paylaşımları sürekli gündeme taşımak, olumsuzluklar var ise onu da nezaket
kuralları içerisinde birbirimize hatırlatarak, şehrimizi olumsuz olarak o
kişilerin, o kurumların şahsında kötülememek” diye konuştu.
“KAYSERİ PASTIRMA'DA AVRUPA BİRLİĞİ
TESCİLİ ALDI DİYE YARIN BİZE TONLARCA SİPARİŞ YAĞMAYACAK”
AK Parti Kayseri Milletvekili
Murat Cahid Cıngı ise, “Ciddi bir mücadele verildi. 2 gün önce pastırmamızın
Kayseri ürünü olduğunu tüm dünya, özellikle Avrupa Birliği Akreditasyon Kurumu
onaylamış oldu. Tabi burada Tarım İl Müdürlüğümüzün de gayretlerini zikretmek
gerekiyor diye düşünüyorum. Onların da resmi süreçlerde çok payı oldu. Bundan
mutluyuz, gururluyuz. Ama madalyonun öbür tarafına baktığımız zaman Kayseri
pastırmada Avrupa Birliği tescili aldı diye, yarın bize tonlarca sipariş
yağmayacak. Bir bölgeyi bir ürünle özdeşleştiren oranın ticaret erbabıdır,
markalarıdır, üreticileridir, müteşebbisleridir. Bizim de bu ürünümüzü hem
Türkiye’de hem de dünya çapında marka yapmak için bundan sonra Kayseri'deki
üreticilerimize daha fazla yük düşüyor” diye konuştu.
CHP Kayseri Milletvekili Aşkın
Genç de, Kayseri’nin pastırmasından mantısı ve sucuğuna kadar bir marka
olduğunu, ürünlerin Avrupa Birliği’nden tescil alınmasının bölgede ve dünyada
önemli bir kazanım olduğunu söyledi.
Toplantı toplu hatıra
fotoğrafı çekimiyle son buldu.
