KTO’DA ‘GLOBALDEN YERELE: KAYSERİ’ PANELİ GERÇEKLEŞTİRİLDİ
KAYSERİ TİCARET ODASI’NIN 2030 ROTASI: HEDEF DAHA FAZLA HALKA AÇIK ŞİRKET, DAHA GÜÇLÜ SERMAYE VE KÜRESEL LİG
Globalden
Yerele: Kayseri Panelinde konuşan Kayseri Ticaret Odası Başkanı Ömer Gülsoy,
Kayseri iş dünyasının gelecek vizyonunu “markalaşma, kurumsallaşma, halka
açılma ve yabancı ortaklık” ekseninde ortaya koydu. Borsa İstanbul’da işlem
gören 12 Kayseri şirketinin bulunduğunu belirten Gülsoy, “Hedefimiz borsadaki
şirket sayımızı katlamak” dedi. Kayseri Ticaret Odası 2030 vizyonunun
merkezinde şirketlerin büyütülmesi, sermaye piyasalarıyla buluşturulması,
yüksek teknolojiye geçiş, ihracatın artırılması ve Orta Anadolu’nun üretim
merkezi haline gelmesi bulunuyor. Mobilya, elektrikli ev aletleri ve çelik kapı
sektörlerinde Türkiye’nin lider üreticisi konumunda olan Kayseri, kapsamlı bir
dönüşüm projesi ve lojistik yatırımları ile büyüyecek.
"KAYSERİLİ
ŞİRKETLERİN BORSAYA AÇILMASI İVEDİLİKLE GÜNDEME ALINMALI"
Kayseri
Ticaret Odası (KTO) Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy; Ekonomi Gazetesi
Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ ve Ekonomi Gazetesi Genel Koordinatörü
Vahap Munyar ile KTO Meclis Salonu’nda gerçekleştirilen “Globalden Yerele:
Kayseri” başlıklı panelde, küresel ekonomide yaşanan gelişmelerin Kayseri’ye
etkilerini ve şehrin önümüzdeki döneme ilişkin hedeflerini paylaştı.
Kayseri
Ticaret Odası’nın 2030 vizyonunda, iş dünyasının gelecek 10 yılına ilişkin
ortaya konulan yol haritasında şirketlerin kurumsallaşmasından halka arzlara,
dijital ve yeşil dönüşümden yüksek teknoloji yatırımlarına, yabancı
ortaklıklardan lojistik altyapının güçlendirilmesine kadar kapsamlı bir dönüşüm
hedefleniyor. “Kayseri deyince akla ticaret gelir, evet doğrudur. Ancak artık
şirketlerimiz kurumsallığıyla da tüm ülkede örnek olmalıdır” diyen Gülsoy, gelecek
dönemin asıl hedefinin Kayseri şirketlerini daha büyük ve daha güçlü yapılara
dönüştürmek olduğunu vurguladı. Bu dönüşümün en dikkat çekici başlıklarından
biri ise şirketlerin sermaye piyasalarıyla buluşturulması.
KTO
Başkanı Gülsoy, şirketlerin büyümesi ve rekabetçi kalabilmesi için bir yol
haritası belirlediklerini söyleyerek, “Ekonominin kurtuluş reçetesini;
markalaşma, kurumsallaşma, halka açılma ve yabancı ortaklık olarak belirledik”
dedi ve Kayseri’de birçok firmanın ilk iki aşamada önemli mesafe aldığını ifade
etti.
“Markalaşma
safhasını çoğu işletmemiz tamamlamış noktada. Kurumsallaşma kısmı da
KOBİ’sinden büyük işletmesine kadar pek çok şirketimizde tamamlanmış durumda.
Artık Kayserili şirketlerimizin bir sonraki safha olan halka açılmayı, yani borsaya
açılmayı ivedilikle gündeme alması gerekli” diyen Gülsoy, “Önümüzdeki dönemi
2030 vizyonu hedeflerimiz çerçevesinde şirketlerimizin borsaya açılma dönemi
olarak planlıyoruz” diye konuştu ve sermaye piyasalarından sağlanacak kaynağın
yalnızca halka açılan şirketi değil, şehir ekonomisinin tamamını etkileyeceğini
söyledi.
"İHRACATÇIMIZA
YÜZDE 5 İLAVE DESTEK NEFES OLUR"
İhracatçılara
verilen yüzde 3’lük döviz dönüşüm desteğine ek yüzde 5 destek verilmesi
gerektiğinin de altını çizen Gülsoy, “Enflasyonun, girdi ve enerji
maliyetlerinin yükseldiği, kârlılık oranlarının sıfıra indiği, aynı zamanda
finansa erişimin de zorlaştığı bir dönemden geçiyoruz. Bunun için devletimizin
ihracatçılarımıza artı yüzde 5 daha destek vermesini talep ediyoruz. Bizim
güçlü ve büyük devletimiz için bu rakam hiçbir şey değil. Bu gerçekleşirse
ihracatçımız için nefes olur, moral buluruz. Şunu da özellikle belirtmeliyim ki
bizim iş dünyamız enseyi karartmıyor, devletine güvenerek çalışmaya ve üretmeye
devam ediyor” ifadelerini kullandı.
BORSA
İSTANBUL’DA 12 KAYSERİ ŞİRKETİ VAR
Kayseri’nin
sermaye piyasalarında bugün ulaştığı nokta, 2030 hedefinin başlangıç noktası
olarak gösteriliyor. Borsa İstanbul’da 12 Kayseri şirketi işlem görüyor. Ayen
Enerji, Erbosan Boru, Formet Metal ve Cam, Kayseri Şeker Fabrikası, Karsu
Tekstil, Lüks Kadife, Mega Metal, Meysu Gıda, Oylum Sınai Yatırımlar, Rainbow
Polikarbonat, Temapol Polimer Plastik ve Yataş, Kayseri’nin Borsa İstanbul’daki
temsilcileri arasında bulunuyor. Gülsoy, bu sayının Anadolu açısından önemli
olduğunu ancak Kayseri için yeterli olmadığını belirtti.
“Kayseri’mizden
12 şirketle Anadolu’da bu konuda lideriz. Konya ve Antep dokuzar halka açık
şirket barındırıyor. Ancak bu başarı bize yeter mi? Asla yetmez” ifadelerini
kullanan Gülsoy, “Borsaya açılan tek bir şirketimiz, Kayseri ekonomisine
neredeyse milyarlık bir fon akışı sağlıyor. Halka açılan şirketlere gelen para
neticede Kayseri ekonomisine, Kayseri’deki diğer şirketlere de dolaylı olarak
akıyor” şeklinde konuştu. Bu nedenle halka arz, KTO açısından yalnızca
şirketlerin finansman bulmasına yönelik bir yöntem olarak değil, şehir
ekonomisini büyütecek bir mekanizma olarak değerlendiriliyor.
KAYSERİ;
MOBİLYA, ELEKTRİKLİ EV ALETLERİ VE ÇELİK KAPIDA TÜRKİYE’NİN LİDERİ
Kayseri'de
üç büyük organize sanayi bölgesi var. Kayseri OSB'de bin 200'den fazla fabrika
ve 80 bin civarı çalışan, Mimarsinan OSB'de yaklaşık 200 civarı fabrika ve 10
bin civarı çalışan, İncesu OSB'de ise 270'den fazla parselin yarısı kadarında
işletmeler faaliyet gösteriyor ve 4 bin civarı çalışan bulunuyor. OSB’ler
dışındaki sanayi işletmelerimizde ve şehrimizdeki binlerce işletmede çalışan
yüz binlerce kişi ile Kayseri ekonomisi ve ticareti değer yaratmaya devam
etmektedir.
Kayseri’nin
gurur kaynağı olan şirketlerin aslında geçmişin KOBİ’leri olduğunun altını
çizen KTO Başkanı Gülsoy, “Geçmişteki KOBİ’lerimiz günümüzün büyük işletmeleri
haline geldi. Bu durum şimdiki küçük ve orta ölçekli işletmelerimize de örnek
olmalıdır. Dünün KOBİ’si bugünün büyük işletmesi, bugünün büyük işletmesi
yarının dünya çapında işletmesidir. Kayseri Ticaret Odası yönetimi olarak biz
de işletmelerimizin büyümesine vesile olmak için elimizden gelen gayreti
gösteriyoruz. İSO İlk 500’de 11 ve İSO İkinci 500’de yer alan 15 firmamız
göğsümüzü kabartmıştır. Bu güçlü firmalarımız başta olmak üzere, üretim
kapasitesi yüksek pek çok şirketimizin sermaye piyasalarına adım atarak Borsaya
açılmalarını hedefliyoruz” dedi.
Şirketlerin
halka açılması için ilgili kurumlarla iş birliği yapacaklarını da belirten
Gülsoy, sonraki aşamada ise dünya ölçeğindeki fonların ve küresel şirketlerin
Kayseri firmalarına yatırım yapması, kaynak sağlaması ve yabancı ortaklıklar
kurması için ticaret odası olarak yurt içinde ve dışında gerekli Kayseri
Lobisini oluşturacaklarını söyledi. Gülsoy ayrıca, “Ormanımız olmadığı halde
mobilya ve mobilya yan sanayi üretiminde Türkiye birincisiyiz. Elektrikli ev
aletleri ve çelik kapı üretiminde yine Türkiye birincisiyiz. Savunma sanayiinde
ve tekstil ürünlerinde de söz sahibiyiz” ifadelerini kullandı.
ORTA
ANADOLU ÜRETİM HAVZASI KAYSERİ’NİN GELECEK YÜZ YILINI KURTARACAK
Kayseri'nin
önümüzdeki döneme dair en büyük stratejik hedefinin ise “Orta Anadolu Üretim
Havzası” olduğunu kaydeden Gülsoy, sadece Kayseri’nin değil Türkiye’nin
geleceğini de ilgilendiren, sanayinin Anadolu’ya yayılmasına yönelik önemli
açıklamalarda bulundu. “Marmara Bölgesi artık doldu, taştı. Sanayiyi tek bir
bölgeye hapsetmek, Marmara’nın omuzlarına bu kadar yük yüklemek hem o bölgeye
hem de Türkiye’nin geleceğine yazıktır. Marmara’da yaşanacak yıkıcı bir deprem,
Türkiye ekonomisinin şalterini indirmek demektir. Ülkemizin ekonomik ve sosyal
yaşantısını riske atmamak için, yumurtaların hepsini aynı sepete koymamalıyız”
diyen Gülsoy, Kırıkkale’den Ankara’ya, Konya’dan Aksaray’a, Niğde’den Mersin’e
ve Kayseri’ye uzanan bir üretim koridorunun şart olduğunu söyledi.
Orta
Anadolu Üretim Havzası projesini 2019 yılından bu yana dile getirdiklerini ve
artık somut bir devlet politikasına dönüşmeye başladığını kaydeden Gülsoy, “Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda hazırlanan
Ulusal Sanayi Alanları Master Planı ile Marmara’daki sanayi kümelenmesinin risk
haritası çıkarılacak kapsamlı bir çalışma başlatıldı. Buna göre İstanbul,
Tekirdağ, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova, Kocaeli ve Sakarya illerinde
bulunan 77 Organize Sanayi Bölgesi ile birlikte büyük sanayi tesisleri ve
kritik altyapılar; ulaşım ve enerji bağlantıları da dikkate alınarak
incelenecek. Marmara’daki yoğunluğu azaltma hedefi doğrultusunda, İç Anadolu ve
Doğu Akdeniz başta olmak üzere yeni sanayi havzaları oluşturulması planlanıyor.
Kayseri’mizin de içinde bulunduğu 16 ili kapsayan bu stratejik hamle,
Türkiye’nin ikinci büyük sanayi koridorunu inşa edecektir. Kayseri; sahip olduğu sanayi kültürüyle, çevresindeki 13
ili doğrudan, 20’den fazla ili ise dolaylı olarak etkileyen bir 'çekim
merkezidir'. Biz bu yatırımları sonuna kadar hak ediyoruz. Bu vizyoner kararla
hem bölgesel kalkınma farkları azalacak hem de Türkiye ekonomisi deprem riskine
karşı sigortalanmış olacaktır” diye konuştu. Gülsoy, bu projenin,
Kayseri ticaretinin ve sanayisinin gelecek 100 yılını kurtaracak bir dönüm
noktası olduğunu söyledi.
KAYSERİ’NİN
20 YILLIK GELECEĞİ İÇİN STRATEJİK PROJELER HAYATA GEÇİRİLİYOR
Kayseri
Ticaret Odası (KTO), yalnızca günün ekonomik sorunlarına değil, Kayseri’nin
önümüzdeki 10-20 yıllık geleceğine yönelik stratejik projelere de odaklanıyor.
Oda Başkanı Gülsoy, rekabetin artık teknoloji, inovasyon ve yüksek katma değer
üzerinden şekillendiğine dikkat çekerek yürüttükleri projeleri anlattı.
Projeler
arasında Kayseri Teknoloji ve İnovasyon Kampüsü (TEKMER) öne çıkıyor. Abdullah
Gül Üniversitesi ve Erciyes Üniversitesi iş birliğiyle yürütülen proje
kapsamında girişimci ve yatırımcıların aynı ekosistemde buluşturulması
hedefleniyor. Robotik, yazılım, yapay zekâ, elektronik ve makine tasarımı gibi
alanlarda çalışmaların yürütüleceği merkezde, fikir aşamasındaki projelerin
prototipten ticarileşmeye ve uluslararasılaşmaya kadar desteklenmesi
planlanıyor. KTO Başkanı, TEKMER’in Kayseri’nin geleceği açısından taşıdığı
öneme dikkat çekerek, “Biz burada sıradan bir bina yapmıyoruz; girişimcimizin
tüm yolculuğunu uçtan uca destekleyen bütüncül bir ekosistem kuruyoruz”
ifadelerini kullandım. Projenin kısa süre içerisinde hayata geçirilmesi
hedefleniyor.
Odanın
Avrupa Birliği destekli DigiConnect projesi ile KOBİ’lerin dijital dönüşümünün
hızlandırılması ve Avrupa pazarlarıyla bağlantılarının güçlendirilmesi
amaçlanıyor. Proje kapsamında Çekya ve Belçika’daki ticaret odalarıyla iş
birlikleri geliştirilirken, son olarak Prag’da Kayserili iş insanlarının
katılımıyla B2B görüşmeleri gerçekleştirildi. Gülsoy, KAGUTİM projesinin ise
tamamlanarak KTO bünyesinde aktif şekilde hizmet verdiğini söyledi.
KTO’nun
2026 yılı çalışmalarının merkezinde yer alan Üretim ve İhracatta Dönüşüm
Programı kapsamında ise 500’ün üzerinde firmanın ziyaret edilerek üretim,
ihracat, dijital ve yeşil dönüşüm, insan kaynağı ve finansmana erişim gibi
alanlarda analiz edilmesi planlanıyor. Bu çalışmaların ardından Kayseri Üretim
ve İhracat Stratejik Eylem Planı hazırlanacak.
Oda
ayrıca uluslararası öğrencilerle firmaları buluşturan Global Talent Kayseri
programı, TOKİ ile süreci yürütülen Kayseri Ticaret Karma Küçük Sanayi Sitesi,
gençlere yönelik KTO ERVA Spor Kulübü, savunma sanayii ve yüksek teknoloji
alanında faaliyet gösteren KİM Teknoloji ile verimlilik ve yeşil dönüşüm
çalışmaları yürüten Kayseri Model Fabrika projelerini de sürdürüyor. KTO
Başkanı, tüm bu çalışmaların ortak hedefinin Kayseri’nin yalnızca ticaret ve
sanayi alanında değil, teknoloji, inovasyon, ihracat ve yüksek katma değerli
üretimde de Türkiye’nin önde gelen şehirlerinden biri haline gelmesi olduğunu
belirterek şu ifadeleri kullandı: "Çok mal satıp az kazanmak" yerine,
nitelikli, yüksek fiyatlı, katma değer yaratan, marka değeri olan ürün
üreteceğiz. Kilogram başına düşen ihracat değerimizi üst seviyelere
çıkaracağız. İdari süreçlerden üretim bandına, e-ticaretten e-ihracata kadar
her alanda tam dijitalleşmiş bir Kayseri iş dünyası hedefliyoruz. Gençlerimizin
ve kadınlarımızın enerjisini ticarete kazandırarak, krizlere dirençli, sürekli
yeni fikirler üreten güçlü bir girişimcilik altyapısı inşa ediyoruz. Bizim
bütün gayretimiz; tüccarımızın, sanayicimizin yükünü hafifletmek ve Kayseri’yi
küresel ligde hak ettiği yere taşımak.”
“ULAŞIM
OLMADAN TİCARET OLMAZ”
Kayseri’nin
dünya devleriyle yarıştığını ve lojistik avantajı elinde tutanların bir adım
öne geçtiğini kaydeden Gülsoy, şunları söyledi: “Altını çizerek söylüyorum:
Ulaşım olmadan ticaret olmaz. Biz hiçbir zaman denizimiz yok diye
hayıflanmadık, sızlanmadık. Raylı sistemle Kayseri’mizi Mersin’e, İskenderun’a
bağlayacak o demiryolu koridoru bizim denizimizdir. Yeni Havalimanı Terminal
Binası hizmete açıldı. Hızlı tren projemiz kararlılıkla sürdürülüyor. Şu an
yüzde 50’si tamamlandı, 2028’de faaliyete geçecek. Otoyol bağlantımız için ilk
ihale yapıldı. Yıllardır her platformda yüksek sesle dile getirdiğimiz Lojistik
Merkez’in de bugün somut adımlara dönüşmesinden büyük bir memnuniyet duyuyoruz.
Şunun altını özellikle ve kalın harflerle çizmek istiyorum: Lojistik Merkez
sadece bir depo alanı değildir. Kayseri’ye kurulacak bu Lojistik Merkez, sadece
bu şehre değil, tüm Orta Anadolu Üretim Havzası’na can suyu olacaktır. Biz bu
projeyi olursa iyi olur diye değil, Kayseri için olmazsa olmaz diyerek takip
ediyoruz. Biliyoruz ki ulaşım kanallarını açtığımız her nokta; Kayseri için
yeni bir pazar, yeni bir aş ve yeni bir iş demektir. Bu proje, Kayseri’nin
üretim gücünü dünya pazarlarına taşıyan en büyük köprümüz olacaktır.
Uluslararası Nakliyeciler Derneği’nin teknik birikimi, Büyükşehir Belediyemizin
öncülüğü, Sayın Valimiz ve yerel yönetimlerimizle el ele vererek, bu projenin
her bir çivisi çakılana kadar takipçisi olacağız. Çünkü biliyoruz ki ulaşım
varsa hareket vardır, ticaret vardır; ticaret varsa da bereket vardır.”
KAYSERİ
PASTIRMASI TESCİLLENDİ, SIRA SUCUK VE MANTIDA
Kayseri
denilince akıllara artık sadece ticaret ve sanayi şehri değil, binlerce yıllık
gastronomi kültürü de geliyor. Kayseri Ticaret Odası da bu kadim lezzetlere ve
coğrafi işaretli ürünlere yönelik çalışmalar gerçekleştiriyor. Başkan Gülsoy,
“Biz Kayseri’nin sadece bugününü ve geleceğini değil, binlerce yıllık kadim
mirasını da korumayı görev biliyoruz” sözleriyle Kayseri mutfağına sahip
çıktıklarını belirtti. Kayseri’nin şu anda 34 tescilli coğrafi işaretli ürünü
olduğunu ve bu ürünlerin 17’sinin KTO tarafından tescil ettirildiğini
belirtilen Gülsoy, “Şehrimizin tescilli markalarının yarısında Kayseri Ticaret
Odası’nın alın teri, imzası var. Kayseri Pastırması'nın Avrupa Birliği nezdinde
tescil edilmesi sürecinde Bulgaristan karşısında verdiğimiz o büyük hukuk
mücadelesinin ve kazandığımız tarihi zaferin mimarı Kayseri Ticaret Odası’dır.
Şimdi sırada sucuğumuz ve mantımız var. Kayseri Sucuğu ve Kayseri Mantısı’nın
da coğrafi işaret tescilini almak için çalışmalarımızı tüm hızıyla,
kararlılıkla sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.
