KTO’DA 2026 YILININ İLK MECLİS TOPLANTISI GERÇEKLEŞTİRİLDİ
GÜLSOY : "ORTA ANADOLU ÜRETİM HAVZASI BİR MEMLEKET MESELESİDİR"
Kayseri Ticaret Odası’nda 2026 yılının ilk
meclis toplantısı gerçekleştirildi. Küresel risklerden yerel sanayi hamlelerine
kadar kritik başlıkları ele alan KTO Başkanı Ömer Gülsoy, Gülsoy, Marmara
Bölgesindeki aşırı yoğunlaşmayı azaltmayı hedefleyen "Ulusal Sanayi Alanları Master Planı" projesi konusunda
“Orta Anadolu Üretim Havzası” kurulmasının önemine dikkat çekti. Gülsoy, “Biz
bu yatırımları sonuna kadar hak ediyoruz. Bu vizyoner kararla hem bölgesel
kalkınma farkları azalacak hem de Türkiye ekonomisi deprem riskine karşı
sigortalanmış olacaktır. Bu vesileyle; 2019’dan beri sabırla ve kararlılıkla
dile getirdiğimiz bu 'Orta Anadolu Üretim Havzası' projesini sahiplenen,
Kayseri’nin ve İç Anadolu’nun sesine kulak veren, bu stratejik dönüşümün mimarı
Sayın Cumhurbaşkanımıza ve Sanayi ve Teknoloji Bakanımıza Kayseri iş dünyası
adına şükranlarımı sunuyorum.” diye konuştu. Toplantıda ayrıca Kayseri Ticaret
Odası’nda 2025 yılında en çok faaliyette bulunan 4 meslek komitesi plaketle
ödüllendirildi.
Kayseri Ticaret Odası (KTO) Ocak Ayı olağan
meclis toplantısı M.Rifat Hisarcıklıoğlu Toplantı Salonunda gerçekleştirildi.
Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan’ın
başkanlığında gerçekleştirilen yılın ilk meclis toplantısına; KTO Başkanı Ömer
Gülsoy, KTO Yönetim Kurulu Üyeleri, SGK İl Müdürü Mustafa Türkoğlu, İl Göç
İdaresi Müdürü Enver Tutel ile meclis ve komite üyeleri, Meclis Başkanlık Divan
üyeleri ile Basın mensupları katıldı.
Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal
Marşı’nın okunmasının ardından toplantıda Ocak ayında gerçekleştirilen
faaliyetler ele alındı. Görüşülen gündem maddeleri oy birliği kabul
edildi.
Gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunmak
için kürsüye gelen KTO Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Gülsoy, sözlerine küresel siyasetin keskin
virajlarına ve ekonomik belirsizliklere dikkat çekerek başladı.
“KÜRESEL
EKONOMİDE REKABETİN ŞARTLARI AĞIRLAŞMIŞTIR”
Konuşmasında ekonomide yaşanan son gelişmeleri
değerlendiren Gülsoy, “Bu dönemde dünya siyasetinin de ne kadar keskin ve
kuralsız bir viraja girdiğine hep birlikte şahitlik ediyoruz. Son günlerde yine
dünya diken üzerinde. ABD ile İran arasında tırmanan gerilim, Orta Doğu’yu bir
kez daha geniş çaplı bir savaşın eşiğine getirmiş durumda… Ard ardına yaşanan
toplumsal gerilimler, bölgesel belirsizliği maalesef canlı tutmaya devam
ediyor. Yaşanan gelişmeler küresel ölçekte ekonomik ve siyasi risklerin aynı
anda tırmandığı bir sürece işaret ediyor. Bu durum enerji koridorlarından emtia
fiyatlarına, ticaret yollarından finansal piyasalara kadar pek çok alanda hızlı
ve öngörülemez değişimlere yol açabiliyor. Bu nedenle üretim yaparken yalnızca
kendi maliyetlerimizi değil dünyanın içinde bulunduğu bu yeni ve belirsiz
düzeni de dikkate almak zorundayız.” dedi.
“ÇİN İLE TİCARETTE DURUM ÜRKÜTÜCÜ: MİLLİ BİR HAMLE ŞART”
Çin ile olan dış ticaret açığının 42 milyar
dolara ulaşarak Türkiye’nin toplam açığının %51’ini oluşturduğunu vurgulayan
Gülsoy, “Çin, ihracat sıralamamızda Slovenya’nın bile gerisinde kalarak 22.
sıraya düşmüştür. Çinli şirketler Avrupa pazarındaki payımızı elimizden alıyor.
Bu durum sanayicimizin yatırım mecalini bitiriyor. İthalatı ürün ve marka
bazında analiz edip, gerekirse 'Trump vari' bir kararlılıkla ticaret
engellerini masaya koymalıyız. İhtiyacımız olan tek şey, rekabetçiliğimizi geri
kazanacak bir 'Büyük İmalat Sanayi Hamlesi'dir.” diye konuştu.
“AB-HİNDİSTAN ANLAŞMASI İHRACATIMIZ İÇİN KRİTİK BİR DÖNÜM NOKTASIDIR”
Başkan Gülsoy, Avrupa Birliği ile Hindistan
arasında imzalanan yeni ticaret anlaşmasının Türk ihracatçısı üzerindeki olası
etkilerine karşı da uyarılarda bulunarak; “AB ile Hindistan arasında yapılan bu
anlaşma, dış ticaret dengelerimiz açısından kritik bir dönüm noktasına işaret
etmektedir. Anlaşmanın yürürlüğe girmesiyle birlikte; otomotiv, tekstil,
mobilya, kuyumculuk, kimya, deri ve metalurji gibi stratejik sektörlerimizde
sağlanan gümrük muafiyetleri ve kota esneklikleri, Türk ihracatçısı üzerinde
ciddi bir rekabet baskısı oluşturacaktır. Bu bağlamda, Avrupa pazarındaki
payımızı korumaya yönelik proaktif tedbirlerin ve stratejik hamlelerin
ivedilikle hayata geçirilmesi elzemdir.” ifadelerini kullandı.
“2026 HEDEFİMİZ: KAYSERİ’Yİ AKILLI TİCARET MERKEZİ YAPMAKTIR”
Başkan Gülsoy, Türkiye ekonomisindeki
gelişmelere ve Kayseri’nin dış ticaret performansına değindiği bölümde, 2026
yılı için "vites artırma" mesajı verdi. Gülsoy, “2025 yılını
dezenflasyon süreci ve küresel ticaret savaşlarıyla mücadele ederek kapattık.
Enflasyonun yıl sonunda yüzde 30,9 seviyelerine gerilemesi olumlu bir gelişme
olsa da sahadaki yansımaların henüz bu ölçüde hissedilmediğini görüyoruz.
Ekonomik programa olan güven perçinlenmeli, rasyonel zeminden asla
vazgeçilmemelidir. Tüm bu zorlu tabloya rağmen Kayseri olarak 2025’i 3 milyar
847 milyon dolar ihracatla, bir önceki yıla oranla yüzde 2,54 artışla kapattık.
Bu başarı, alın teriyle üretim yapan sanayicimizin ortak emeğidir. Ancak
2026’da vites artırmak zorundayız. Hedefimiz; Kayseri’yi sadece bir üretim
merkezi değil, dijitalleşen ve yapay zekayı verimlilik aracı olarak kullanan
bir 'Akıllı Ticaret Merkezi' yapmaktır.” dedi.
“ORTA ANADOLU ÜRETİM HAVZASI BİR MEMLEKET
MESELESİDİR”
Başkan Gülsoy, 2019 yılından bu yana her
platformda dile getirdiği Marmara’ya alternatif, deprem riski düşük, sanayi
tecrübesi yüksek bir 'Güvenli Liman' oluşturulmalı sözlerinin nihayet karşılık
bulduğunu belirterek şunları söyledi :
“Marmara Bölgesi artık doldu, taştı! Sanayiyi tek bir
bölgeye hapsetmek, Marmara’nın omuzlarına bu kadar yük yüklemek hem o bölgeye
hem de Türkiye’nin geleceğine yazıktır. Allah korusun, Marmara’da yaşanacak
yıkıcı bir deprem, Türkiye ekonomisinin şalterini indirmek demektir. Ülkemizin
ekonomik ve sosyal yaşantımızı riske atmamak için, yumurtaların hepsini aynı
sepete koymamalıyız. Kırıkkale’den Ankara’ya, Konya’dan Aksaray’a, Niğde’den
Mersin’e ve elbette bu işin kalbi olan Kayseri’ye uzanan bir üretim koridoru
şarttır. Nihayet sesimiz karşılık buldu! Yıllardır verdiğimiz bu mücadele,
Sayın Cumhurbaşkanımızın tensipleriyle artık vücut bulmaya, somut bir devlet
politikasına dönüşmeye başladı. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda
hazırlanan “Ulusal Sanayi Alanları Master Planı” ile Marmara’daki sanayi
kümelenmesinin risk haritası çıkarılacak kapsamlı bir çalışma başlatıldı. Buna
göre İstanbul, Tekirdağ, Bursa, Balıkesir, Çanakkale, Yalova, Kocaeli ve
Sakarya illerinde bulunan 77 Organize Sanayi Bölgesi ile birlikte büyük sanayi
tesisleri ve kritik altyapılar; ulaşım ve enerji bağlantıları da dikkate
alınarak incelenecek. Marmara’daki yoğunluğu azaltma hedefi doğrultusunda, İç
Anadolu ve Doğu Akdeniz başta olmak üzere yeni sanayi havzaları oluşturulması
planlanıyor. Kayseri’mizin de içinde bulunduğu 16 ili kapsayan bu stratejik
hamle, Türkiye’nin ikinci büyük sanayi koridorunu inşa edecektir. Kayseri;
sahip olduğu sanayi kültürüyle, çevresindeki 13 ili doğrudan, 20’den fazla ili
ise dolaylı olarak etkileyen bir 'çekim merkezidir'. Biz bu yatırımları sonuna
kadar hak ediyoruz. Bu vizyoner kararla hem bölgesel kalkınma farkları azalacak
hem de Türkiye ekonomisi deprem riskine karşı sigortalanmış olacaktır. Bu
vesileyle; 2019’dan beri sabırla ve kararlılıkla dile getirdiğimiz bu 'Orta
Anadolu Üretim Havzası' projesini sahiplenen, Kayseri’nin ve İç Anadolu’nun
sesine kulak veren, bu stratejik dönüşümün mimarı Sayın Cumhurbaşkanımıza,
şahsım ve Kayseri iş dünyası adına en kalbi şükranlarımı sunuyorum. Sanayi ve
Teknoloji Bakanımıza da teşekkür ediyorum. Bu proje, Kayseri ticaretinin ve
sanayisinin önümüzdeki 100 yılını kurtaracak bir dönüm noktasıdır.”
“SINIRDA KARBON DÜZENLEMESİ ARTIK
ERTELENEMEZ BİR ZORUNLULUKTUR”
1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren yeni düzenlemeye
ayrı bir parantez açan Gülsoy, “Avrupa Birliği’nin Sınırda Karbon Düzenleme
Mekanizması resmen başladı. Eğer karbon ayak izimizi düşüremezsek sınırda ek
vergilerle karşılaşacağız. Artık sadece kaliteli değil, 'temiz' üretmek
zorundayız. Fabrikalarımızı yeşil kaynaklarla donatmak ticari varlığımızı
sürdürmek için ertelenemez bir zorunluluktur. Odamız bu süreçte her üyemizin
yanındadır.” dedi.
“KOMİTELERİMİZLE BİRLİK VE BERABERLİK İÇİNDE ÇALIŞARAK TİCARETİMİZİN
GELECEĞİNİ İNŞA EDİYORUZ”
Toplantıda Meslek Komitelerinin yaptığı
çalışmaların önemine de değinen Gülsoy,
“Komitelerimiz aracılığıyla üyelerimizi ve sektörlerimizi yakından takip
etmeye çalışıyoruz. Komitelerimizin çalışmaları, sektörel dayanışmayı
arttırmanın yanı sıra, şehrimizin ve ülkemizin ekonomisine katma değer
kazandıracak nitelikte stratejik bir vizyonu da ortaya koyuyor. Sektörlerimizin
nabzını ne kadar iyi tutarsak, ekonomimize o ölçüde güç katarız.” diye konuştu.
Toplantıda ayrıca SGK İl Müdürü Mustafa
Türkoğlu ile İl Göç İdaresi Müdürü Enver Tutel meclis üyelerine yönelik
bilgilendirmede bulundu.
BAŞARILI
MESLEK KOMİTELERİ PLAKETLE ÖDÜLLENDİRİLDİ
Meclis Toplantısının sonunda Başkan Ömer
Gülsoy ile Meclis Başkanı Cengiz Hakan Arslan tarafından Kayseri Ticaret
Odası’nda 2025 yılında en çok faaliyet yapan; Sigorta Acenteleri ve Aracıları,
Yük ve Yolcu Taşımacılığı, Eğitim Sektörü, Tahıl Bakla ve Yağlı Tohumlar Üretim
ve Ticareti Meslek Komite üyelerine plaket verildi.
